Salonunuzu Daha Estetik Hale Getirme
Salon, evin en çok vakit geçirilen ama en çok da dağınıklığa açık olan odasıdır. Misafir ağırlarız, akşamları oturur dinlenir, bazen çalışırız. Bu kadar farklı işlevi olan bir alanın hem rahat hem de düzenli görünmesi kendi kendine olmaz; küçük ama bilinçli kararlarla olur. İyi haber şu: salonu güzelleştirmek için mobilyaları baştan almak gerekmiyor. Çoğu zaman elimizdekileri yeniden konumlandırmak, ışığı düzeltmek ve göz yorgunluğu yaratan fazlalıkları azaltmak yetiyor. Aşağıda, kendi başınıza adım adım uygulayabileceğiniz bir yol haritası bulacaksınız.
Önce odayı okuyun: yerleşim ve dolaşım
Dekorasyona başlamadan önce odanın nasıl kullanıldığını gözlemleyin. Kapıdan girdiğinizde gözünüz ilk nereye takılıyor? İnsanlar hangi güzergâhtan geçiyor? Salonda genellikle bir odak noktası vardır: televizyon ünitesi, pencere manzarası, büyük bir tablo ya da eskiden kalma bir şömine nişi. Oturma grubunu bu odağa göre yerleştirmek, odanın kendiliğinden toparlanmasını sağlar.
Mobilyaların tamamını duvara yapıştırmak yaygın bir alışkanlıktır ama her zaman doğru değildir. Koltuğu duvardan birkaç santim öne çekmek, arkasında minik bir boşluk bırakmak odanın daha ferah durmasına yardımcı olur. Yerleşimi kafanızda kurmak zorlaşırsa, kâğıt üzerinde basit bir kroki çizmek işe yarar; ölçü alma ve tasarım planlama konusundaki temel yaklaşımlar burada da geçerlidir.
- Sehpa ile koltuk arasında 40-45 cm boşluk bırakın, bacak hareketi rahat olsun.
- Geçiş yollarını en az 60-70 cm genişlikte tutun.
- Halı, oturma grubunu içine alacak kadar büyük olsun; küçük halı odayı böler.
- Aynı hizada duran üç dört mobilya varsa birini açılı çevirerek monotonluğu kırın.
Renk ve doku dengesi
Bir salon dekorasyonu estetik açıdan güçlü görünüyorsa bunun arkasında genellikle tutarlı bir renk kararı vardır. Basit bir yöntem şudur: üç renk seçin. Biri geniş yüzeyler için sakin bir ana renk (duvar, büyük kanepe), biri ara ton (halı, perde, tekli koltuk), üçüncüsü de küçük dokunuşlar için canlı bir vurgu rengi (kırlent, vazo, kitap sırtları). Bu oranı kabaca %60-%30-%10 diye düşünebilirsiniz.
Renk seçerken duvarların gün içinde nasıl göründüğünü izlemek önemlidir. Kuzeye bakan bir salonda soğuk griler kasvetli durabilir; güneşi bol alan bir odada ise sıcak tonlar sararabilir. Oda için doğru renk seçme konusunda anlatılan deneme yöntemi burada da işe yarar: küçük bir alanı boyayıp bir gün boyunca gözlemlemek, kutu üzerindeki isme güvenmekten daha güvenilirdir. Boyaya girişecekseniz duvar boyama tekniklerine, tek bir yüzeyi öne çıkarmak istiyorsanız aksent duvar oluşturma fikirlerine göz atmanız yeterli olur.
Renk kadar dokuya da dikkat edin. Hepsi düz ve pürüzsüz yüzeylerden oluşan bir salon fotoğrafta hoş, gerçekte soğuk durur. Örgü bir battaniye, hasır bir sepet, ahşap bir tabure, kaba dokulu bir kumaş; bunlar odaya derinlik katar.
Işık: en çok fark yaratan müdahale
Tek bir tavan avizesiyle aydınlatılan salon, ne kadar güzel döşenmiş olsa da yassı ve ruhsuz görünür. Işığı katmanlara ayırmak en hızlı iyileşmeyi sağlayan adımdır. Genel aydınlatma, okuma veya çalışma için nokta aydınlatma, bir de atmosfer için yumuşak dolaylı ışık.
- Salonda en az üç ayrı ışık kaynağı bulundurun; farklı yüksekliklerde olsunlar.
- Ampullerin renk sıcaklığını birbirine yakın tutun; 2700-3000K oturma alanları için rahattır.
- Lambader ve masa lambalarını köşelere yerleştirerek karanlık bölgeleri açın.
- Mümkünse dimmer kullanın; akşam ile gündüz aynı şiddette ışık istemezsiniz.
Doğal ışığı da hesaba katın. Ağır, koyu perdeler pencereyi daraltır. Perde ve kumaş seçimi yaparken tülü pencere kasasından biraz taşacak şekilde, kornişi ise mümkün olduğunca yükseğe monte etmek pencereleri olduğundan büyük gösterir. Işık ile aydınlatma tasarımı üzerine düşünürken aynaları da unutmayın: pencerenin karşısına konan bir ayna, ışığı odanın içine taşır.
Detaylar, depolama ve düzen
Estetik hissi çoğu zaman eklemekle değil, çıkarmakla başlar. Sehpanın üzerinde on farklı obje varsa hiçbiri görünmez. Objeleri üçlü gruplar hâlinde, farklı yüksekliklerde toplamak gözü dinlendirir. Duvarlarda da aynı mantık geçerli: dağınık tek tek çiviler yerine planlı bir yerleşim kurun. Duvar dekorasyonu asma yöntemleri arasında en güvenilir olanı, çerçeveleri önce yere dizip düzeni denemektir.
Depolama, salonun görünümünü belirleyen sessiz kahramandır. Kapaklı bir dolap, sepetler ve iyi konumlanmış raflar ortalıktaki eşyaları görünmez kılar. Duvar rafları montaj ve düzenleme konusunda dikkat edilmesi gereken şey, rafı tıka basa doldurmamaktır; her rafta bir miktar boşluk bırakmak düzenli bir izlenim yaratır.
Bütçe konusunda kaygılıysanız önce elinizdekine bakın. Eski mobilyaları yenileme yöntemleriyle bir komodini yeniden hayata döndürebilir, az parayla ev güzelleştirme fikirleriyle kırlent kılıfı, çerçeve veya bitki gibi düşük maliyetli dokunuşlar yapabilirsiniz. Zemin değişikliği düşünüyorsanız karo ve seramik yerleştirme daha büyük bir işçilik gerektirir; onu ayrı bir proje olarak planlamak akıllıcadır.
Salonu güzelleştirmek tek seferde bitirilen bir iş değil, zamanla olgunlaşan bir süreçtir. Yerleş